Kaynak tuz tabiattan doğal olarak elde ediliyor. 3.000 – 5.000 m derinlikteki yeraltı suları yeryüzüne çıkarken kaya tuzu katmanlarına temas ediyor ve içine aldığı tuz ve minerallerle yeryüzüne çıkıyor. Eriyik değildir, sonradan içine karıştırılan veya içinden alınan herhangi bir mineral yoktur. Olduğu gibi el değmeden şişeleniyor ve kullanıma sunuluyor.

Rafine edilen kristalize tuzlar yüksek derecede ısıya girdiği için mineralleri yok olmaktadır. Rafine edilmemiş kaya tuzlarında mineraller olsa bile asit yağmurları, radyasyon serpintileri ve atmosferdeki zararlı çevre şartlarına açıktırlar ve etkilenirler. Doğal kaynaktan çıkan sıvı tuzlarda yaklaşık (%26 sı tuz) kalanı ise 84 mineraldir. Vücudumuz da ve toprakta da 84 mineral bulunmaktadır. Sıvı tuz doğadan çıktığı şekli ile herhangi bir işleme tabi tutulmadan, kaynaktan doğruca porselen filtreden geçerek şişelenmektedir.

Rafine edilen kristalize tuzlar yüksek derecede ısıya girdiği için mineralleri yok olmaktadır. Rafine edilmemiş kaya tuzlarında mineraller olsa bile asit yağmurları, radyasyon serpintileri ve atmosferdeki zararlı çevre şartlarına açıktırlar ve etkilenirler. Doğal kaynaktan çıkan sıvı tuzlarda yaklaşık (%26 sı tuz) kalanı ise 84 mineraldir. Vücudumuz da ve toprakta da 84 mineral bulunmaktadır. Sıvı tuz doğadan çıktığı şekli ile herhangi bir işleme tabi tutulmadan, kaynaktan doğruca porselen filtreden geçerek şişelenmektedir.

Son zamanlarda tıp dünyası ve Hükumetler rafine tuzların zararına karşı bir mücadele başlattılar. Sebep olduğu hastalıkların Kalp –damar hastalıkları başta olmak üzere, yüksek tansiyon, kanser, karaciğer yetmezliği ve böbrek yetmezliği gibi rahatsızlıklara yol açtığı biliniyor. Tuz yeme diyerek de başka hastalıklara Alzheimer gibi sebep olunmaktadır.  İşin doğrusu doğal ve sağlıklı yeterince tuz ye denmelidir. Sıvı tuz doğal, sağlıklı ve birçok hastalığın sebebini kendiliğinden ortadan kaldıran bir üründür.

Sıvı tuz 4 farklı  ambalajla kullanıma sunulmuştur. Birincisi ev hanımları yemeklerini,750 ml lik şişelerden sıvı tuzu alarak yapacaklardır. Burada ölçü ise şişenin ağzında bulunan özel tasarlanmış, kapaktır. 1,2 veya 3 ölçü konulabilir. Bunu tayin eden ise, yemek kaç kişilik, tuzu ne kadar kullanıyorsunuz, yemeğin cinsi gibi faktörler ve tecrübe ile her kullanan kendine göre ölçülendirecek. Yetmiyorsa sofrada gördüğünüz, 150 ml lik tuzluk diyebileceğimiz masamızda her daim bulunan spreyli ve damlalıklı ambalajlarımızı kullana bilirsiniz. Sıvı tuzu homojen yayabiliriz. 5lt lik bag-in box daha çok, büyük yemekhaneler, restoranlar gibi onlarca kişiye yemek üreten, şeflerin kullanımı için hazırlandı ev hanımları da boşalan şişelerini ve tuzluklarını  buradan doldurup, kullanıma devam edebilirler.

Ufak bir deney yapmanızı tavsiye ederiz, dilinizin ucuna biraz rafine tuz serpin ve ne kadar dayanabileceğinize bakın, yaklaşık 30 sn. sonra dilinize sanki delik delinirmiş gibi hissedeceksiniz, hatta ağzınızı yıkadıktan çok sonra bile hala diliniz uyuşuk olacak, NaCl bu kadar yakıcıdır.  Artık tıp bile tuzsuz beslenmemizi öneriyor.  Ve gerçekten de bu söz konusu tuzdan mümkün olduğunca az almalıyız. Sıvı tuzda ise dilinizin ortasına püskürtün sonra yutun hiçbir zaman rahatsız etmeyen tuz tadı alacaksınız. Yemeklerde ise alışkanlıklar değiştikten sonra  Sıvı tuzu devamlı kullanacaksınız.

Kozmetik olarak, cilt temizliğinde.  Ilık su ile banyo kürü olarak, sivrisinek ve haşere ısırığında, egzama da, sedef lekeleri gibi cilt hastalıkları ve küçük kesikler de, yüz temizliğinde kullanılmaktadır

Ilık su ile doldurduğunuz küvet veya Jakuzi içine 5 Lt. Sıvı tuz boşalttıktan sonra içinde 30 veya 45 dk uzanın. Çıktıktan sonra temiz su ile duş alın. Ayda bir tekrarında beden cildinizde ki değişiklikleri görecek ve yorgunluğunuzun kalmadığını hissedeceksiniz.

Kanınız aslında tuzlu su – benzeri bir sıvıdan başka bir şey değil.

Bir bardak su içine bir tatlı kaşığı konulacak sıvı tuz ile temiz suyu karıştırarak içtiğinizde 6 dakika içinde elektrolit dengenizi düzeltmiş oluyorsunuz.  Burada enteresan olan bedenimizin asit-baz dengesini tuzun sağlıyor olması.

Normal koşullarda bedenimizde %70 baz ve % 30 asit olmalı, fakat gıdalarımızın endüstriyelleşmesinden dolayı bu denge %80 asit – % 20 baz’a doğru kaymış durumda.

Bu dengenin düzenli ve devamlı olması için doğal olan sıvı tuzun devamlı kullanmak gerekmemektedir.

Sıvı tuz içinde %12 sodyum, %12 klor bulunur geri kalan kısmı insan vücudunun ihtiyacı olan 82 mineral bulunmaktadır.

Sıvı tuz çocuklar için kullanımda, yemeklerde hiçbir problem teşkil etmez. Gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

Sıvı tuzun kullanıldığı diğer alanlar, Ekmek, Süt ürünleri, Zeytin, Et ürünleri, Sabun Deterjan, Tekstil sanayii, Kâğıt sanayi, Kimya sanayi, Yem sanayi, Kar mücadelesinde kullanılıyor.

Tuz ve Su vücudumuzun yapı taşlarıdır. Sağlıklı olmak kaydı ile 6-7 gr tuzu her gün almalıyız. Günümüzde bu oran endüstriyel gıda kullanımlarından dolayı 10 – 15 gr. Mı bulmaktadır buna dikkat etmek gerekir. Ayrıca bölgesel yemek kültürüne bağlı olarak bu oran daha yükseklere çıkmaktadır.

Sıvı tuz için T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın Ankara Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünden ve Özel üniversite laboratuvarlarından alınan raporları mevcuttur.

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, denetin muayene ve analizleri sonucunda, Arsenik, Bakır, Civa, Kadmiyum ve Kurşun gibi ağır metaller çıkmamıştır.

Kaynaktan çıkan sıvı tuz içerisinde mikrop barındırmayan tek organik maddedir.

İçerisine dışarıdan başka bir enzim katılmadığı sürece raf ömrü en uzun olan üründür.

Sıvı tuz için içerisine dışarıdan başka bir enzim katılmadığı sürece son tüketim tarihi konmamaktadır. Sıvı tuzu ağzı kapalı hava ile temas ettirmemek gerekir, aksi halde hava ile temasında su buharlaşarak kristalize olacaktır.

Doğal kaynaktan tuz içinde iyot bulunmamaktadır. Aslında vücut iyot ihtiyacını doğal yollar ile de karşılayabilir. Bir insanın günlük iyot ihtiyacı ve bu ihtiyacını karşılayabileceği besinleri yediği yemeklerden alabiliyor.

Sıvı tuz için de bulunan iyon ve elementler toprakta ve doğal kaynak sularındaki iyonlar ile eşdeğer ve insan vücudundaki mineral değerlerine eşittir. Bu sebeple hiçbir zararı yoktur. Düzenli kullanımı bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir.

Sıvı tuz adı gibi sıvı içinde bulunduğu ve içerisinde minerallerin olmasından dolayı hava ile temas etmesi suyun kristalize olmasına sebep verir. Burada yapmamız gereken en önemli şey hava ile temas etmesini önlemek olacaktır.

Sıvı tuz için kullanılan, tuzluk vazifesi gören saklama şişeleri gıda için uygun ve geri dönüşümlüdür. Ayrıca doğal kaynaktan çıkan sıvı tuz klorun ham maddesi olarak düşündüğümüzde, kendi içinde de saklama kaplarını dezenfekte etmiş olmaktadır.

Sıvı tuzun Türkiye ‘de muadili yoktur. Yurt dışında üç Ülkede kullanımı ve satışı yapılmaktadır.( Fransa, İspanya ve Japonya) Türkiye Dünyada dördüncü Ülke olmakta ve adını duyurmaktadır. Sıvı tuz Türkiye’ye yurt dışında büyük bir katma değer sağlayacaktır.

Sıvı tuz Doğal ortamda kendiliğinden yerin altından çıkmaktadır. Çıkan sıvı tuz porselen filtreden geçirilerek paslanmaz çelik tanlara aktarılarak muhafaza edilir. Dolum öncesi gıdaya uygu IBC tanklara alınarak yine paslanmaz çelik pompa vasıtası ile porselen filtreden geçerek el değmeden şişeleme yapılmaktadır.

Herhangi bir zarar verdiği görülmemiştir. Fazla kullanmanız durumunda su ihtiyacınızı artıracaktır. Fazla kullanımınızda bolca su tüketmeniz istenmektedir.

Sıvı tuz sprey olarak kullanıldığında, kullanılan uygun sprey ile bir fıs ta 0,5 gr. Sıvı tuz alabiliyorsunuz. Bu oran rafine tuzda serpme olduğundan veya kaya tuzlarında ise sert olması sebebiyle değirmen kullanımından dolayı çok daha az bir miktar. Özellikle kaya tuzları sert tuz olduğu için geç erimekte ve değirmen ile ekilen tuz hemen karışım göstermediğinden bir seferlik ilave tuz oranı 2-3 gr.ları bulmaktadır.

Tuz çocukların gelişimi için önemli bir rol oynamakta. Fakat fazla kullanılması da bir o kadar sakıncalı. Çocukların aşırı derecede sıvı tuz içmesi durumunda, her şeyde olduğu gibi Doktora göstermenizde fayda görüyoruz.

Sıvı Tuz göze temas ettiğinde bol su ile yıkamanız tavsiye edilmektedir.

Sıvı tuzu sürekli  kullanımında böbreklerin düzgün çalışmasına yardımcı olacağı için vücudunuzdaki ödemin zaman içinde olmayacağını gözlemleyeceksiniz.

Yine de Doktor kontrolünde olması istenmektedir.

Sıvı tuzu normal bir ciltte rahatça kullanabilir ve uygulama yapabilirsiniz.  Yalnız çok hassas ciltler için bunu demek zor, yine de bir Doktorunuza sormanızda fayda görüyoruz.

Sıvı Tuzun, Çeşitli cilt hastalıklarına, Romatizma ve eklem ağrılarına, Jinekolojik dengesizliklere, Tekrarlayan enfeksiyonlara, Yaralar, böcek ısırmalarına, Akneye, Ayak mantarlarına ve Burun tıkanıklıklarına iyi geldiği görüşmüştür.

Bize Sorun

Ürünlerimizle alakalı merak ettiğiniz her şeyi bize sorabilirsiniz.